Haberler Sinema

‘4 Days in France’ Eşcinsel Filmi, Tüm Klişeleri Unutturacak!

GMag
Yazar: GMag

Jerome Reybaud’un tam iki buçuk saatlik filmi 4 Days in France ya da orijinal diliyle Jour de France, bizleri filmin gizemli havası ile bezenmiş nefes kesen sembolik mekanlardan, komik ve yaratıcı sahnelere taşıyor.

Reybaud’ın bu filminde eşcinsel çift Pierre-Thomas (Pascal Cervo) ve Paul’un (Arthur Iqual) nasıl ayrılıp kendi yollarını bulduklarını izliyoruz. Hikayenin yollarında bize güzel senaryosunun yanında Fransız kırsalının güzelliğini, Alpleri ve de yeşiline doyamadığımız enfes ormanları eşlik ediyor.

Bildiğimiz gibi kimlik politikaları günümüzde eşcinsel film yapımcılarının önüne fazlasıyla taş koyan bir konu. Sırf bu nedenle eşcinsel filmleri, sanatsal bir zevkle yorumlanmış birer baş yapıt olabilecekken, bir kaç basit sosyal fikre sahip, halk adeletini yansıtmaya çalışan basit filmlere dönüyor. Carol ve Moonlight gibi başarılı filmlerden sonra anlıyoruz ki, güzel eşcinsel filmi bir lüks değil!

Konu cinselliğe geldiğinde ise Reybaud günümüz kuir dünyasını, amerikan gay film dayatmalarından kurtararak yansıtmayı başarmış. Çift Grindr ile tanışmış bir ikiliyken, aynı zaman da günübirlik ilişkiler için de nasıl uygulamayı kullandıkları, uygulamada karşılaştıkları karakterler filmde çok güzel yer bulabilmiş.

Reybaud filmi oluştururken bir kaç dönüm noktası filmlerinden de esinlenmiş. Bunlar sırasıyla; Kings of the Road, Easy Rider, Five Easy Pieces, Kansas City Trucking Co. ve Duscatel-Martineau’nın klasiği The Adventures of Felix.

4 Days in France hikayesi boyunca, Pierre-Thomas ve Paul ayrı ayrı ilişkideki özgürlük merakını ve de kişisel sorumlulukların ağırlıklarını deneyimliyor.

Gittikleri her yerde, tanıştıkları her kişiyle yaşadıklarında tek bir sloganları var:

“Başkaları benden ne arzu ettiyse, ben de onlardan onu arzuluyorum.”

4 Days in France dün vizyona girdi. Fragmanı aşağıda bulabilirsiniz:

OK_Jel_AnaBanner

Yorum Yaz