Editörün Seçtikleri Yaşam

Gay Erkeklerin Aşırı Rekabetçi Olması İçin ’10’ Sebep

GMag
Yazar: GMag

Bir bütün olarak, gay topluluğu oldukça rekabetçi. Rekabetçi olmak aslında o kadar da kötü bir şey olmak zorunda değil. Bizi güden şey bu. Başarmamız için bizi tetikleyen şey bu. Buna rağmen, eğer arkadaşlarının başarılarıyla iftihar edemiyorsan, ya da feci şekilde eziksen, rekabetçi olmak kötü bir şeye dönüşebilir. Eğer bu şekilde rekabetçi bir gay adamsan, derin bir nefes almanı önerir ve mükemmel olmak zorunda olmadığını hatırlatırız.

Bizce gay erkeklerin, düzcinsel erkeklere göre daha fazla rekabetçi olması için bazı belirli sebepleri var. Yetiştirilme şeklimiz, toplum ve partnerlerimiz, rekabetçi olmamız için bizi etkiliyor. İşte gay toplumunun aşırı rekabetçi olması için ”10′ eşsiz sebep.

Randevu havuzumuz küçük

1

En görünenle başlayalım. Kuir erkeklerin, düzcinsel erkekler ile aynı seçenekleri yok. Evet, dünyada kelimenin tam anlamıyla milyonlarca gay erkek var, ama randevu havuzumuzun, hatta metropollerde bile, küçük olduğunu düşünmekten kendimizi alamıyoruz. Bu yüzden, “en iyi” olmak istiyoruz ki, doğru partneri bulduğumuza emin olalım.

Partnerlerimizle kendimizi direkt olarak kıyaslayabiliriz

2

Bir kadınla sevgili olan erkekten farklı olarak, başka bir erkekle sevgili olan bir erkek, doğrudan kendini onunla kıyaslayabilir. Görünüşümüz, profesyonel başarımız, beraber dışarı çıktığımızla bizimle kaç erkeğin flört etmesi, kelimenin tam anlamıyla her konuda erkek partnerlerimizle kendimizi kıyaslayabiliriz. Bu bizi düzcinsel erkeklerden daha rekabetçi yapıyor ve eşcinsel partnerlerimizle de rekabet içinde olmamıza neden olabiliyor.

Gay güzellik kültürü bizi tüketiyor

3

Bir sürü kuir erkek, gay güzellik kültürü altında eziliyor. Keskin six-packlerle, futbol topu büyüklüğünde kollarla ve dolgun çelik gibi bir popo ile, gay Adonis gibi gözükmek istiyoruz. Bu yüzden, özellikle fiziksel görünüşümüz konusunda rekabetçi oluyoruz. Ulaşılamaz estetik ideale ulaşmak istiyoruz.

Çocukluğumuzda çoğumuz zorbalığa uğradık

4

Hepimizin çok iyi bildiği üzere çoğumuz, ortaokul ve lisede acımasızca sataşılmaya ve tacize maruz kaldık, özellikle de eğer daha efemine davranıyorsak. Zorbalığa uğradığımızda iki şey yapabiliriz. Ya parçalanacak ve değersiz hissedeceğiz, ya da Michelle Obama’nın dediği gibi “Onlar alçaldıkça, biz yükseleceğiz.” Bunun üstesinden geleceğiz ve başaracağız. Bu yüzden en iyi olmak için kendimizi zorluyoruz, bu da diğerleriyle rekabete girmemize neden oluyor.

Başarmak, kasabamızdan çıkış yolumuz

5

Eğer LGBT kültüründen uzak, küçük, tahammülsüz bir kasabada yaşıyorsak, başarılı olmak, buradan çıkıp gitmek tek yolumuz. Eğer sporda iyiysen, akademik başarınla ezip geçiyorsan, ya da yaratıcı bir dahiysen, daha büyük ve daha LGBT dostu bir şehirde üniversite için burs ya da harika bir iş bulabilirsin. Bu yüzden çoğu gay erkek, kaçmak için en iyi olmaya çalışıyor, bu da onları daha rekabetçi yapıyor.

Sosyal medya karakterleri

6

Gay erkekler her zaman birbirine kenetlenmiş bir topluluk olmuştur, ama sosyal medya ile, dürüst olmak gerekirse herkesi tanıyor gibiyiz. Facebook’un ve sosyal medyanın bizim imajımız için önemini biliyoruz. Bu yüzden bu mükemmel sanal karakteri yaratmaya girişiyoruz ve hayatlarımızı çılgınca mükemmel göstererek, diğer herkesten üstün olmaya çalışıyoruz.

Kendimizi alt gruplara ayırıyoruz

7

Genç gaylerimiz (twinks), iri yarı olanlarımız (bears), spor meraklılarımız (jocks) ve ineklerimiz (geeks) var. Ve bu liste böyle uzayıp gider. Bu alt gruplarımız olduğu için, kendimizi doğrudan kıyaslıyoruz ve kendi grubumuzda erkeklerle rekabete giriyoruz. Eğer kaslı bir babaysan, kendini diğer kaslı babalarla karşılaştırıyor ve en kaslısı aynı zamanda en iyi baba olmak istiyorsun.

Maskülenlik ve feminenlik kavramlarıyla mücadele ediyoruz

8

Bazı gay erkekler, daha efemine davranan gay erkeklere karşı ayrımcılık yapıyor, onlara sataşıyor ve taciz edebiliyor. Bunun asıl sebebi şudur, gay topluluğunun cinsiyet karmaşası var. Bu yüzden birkaçımız, sadece kasları ve kılları olmadığı için, sadece sesi daha tiz olduğu için şort yerine elbise giymeyi tercih ettiği için, gay kardeşlerimizi hor görebiliyoruz. Maskülenlik ve feminenlikle olan bu mücadele, topluluğumuzun üyeleri arasında nefrete sebep olmakla kalmıyor, aynı zamanda aramızda rekabet yaratıyor. Bu maskülen erkeklerin “en” maskülen olmak için birbirlerini yenmeye çalışmasına sebep oluyor.

En iyiye değil, mükemmele ulaşmaya çalışıyoruz

9

Olabileceğimiz en iyi gay erkek olmaya çalışmak yerine, mükemmel olmak için uğraşıyoruz. Tabii ki, hiç kimse mükemmel değil. Hepimizin sayısızca kusuru var. Buna rağmen, mükemmele ulaşmaya çalıştığında, kendini başkalarıyla kıyaslıyor ve imkansız bir ideale ulaşmak için nafile bir uğraş gösteriyorsun ve bunun sonucunda diğer gay erkeklere karşı aşırı rekabetçi oluyorsun.

Etrafımızdaki çoğu gay erkek rekabetçi

Rekabetçi bir topluluk olmak, gelecekteki gay erkeklerin de aynı şekilde rekabetçi olmasını sürekli hale getiriyor. Büyürken özellikle rekabetçi bir insan olmasak da, gay topluluğuna daha çok dahil olduğumuzda, daha rekabetçi olmaya başlıyoruz. Bunun sebebi, etrafımızın rekabetçi gay erkeklerle dolu olması. Rekabet daha fazla rekabete sebep olur ve onu kalıcı hale getirir. Hayatta neyin önemli olduğunu ve nasıl bir insan olmak istediğimizi kendimize dönüp sormak zorundayız. Önceden olduğumuzdan daha fazla rekabetçiyiz ve bu iyi bir şey. Bizce kanaatkar ve orta halli olmaktansa, bu bizi başarmaya daha çok teşvik ediyor. Buna rağmen, gay rekabetine kendimizi kaptırmamamız gerekir.

Gay rekabeti üzerine son sözler.

Tekrar, daha rekabetçi olduğumuz için bundan utanmamızı bekleyemeyiz. Chimamanda Ngozi Adichie’nin sözleriyle (siz o tabiri Beyonce’un Flawless şarkısından hatırlıyor olabilirsiniz), rekabet iyi bir şey olabilir. Buna rağmen, erkeklerin ilgisini çekmek için yarışmak istemeyiz. Başarılarımız ve yaptığımız işlerle yarışmak isteriz. Olabileceğimiz en iyi insan olmak için de kendimizle yarışmalıyız.

OK_Jel_AnaBanner

Yorum Yaz