Köşe Yazıları Türkiye

HOMOFOBİK MAC! Youtuber Arda Bektaş’a ‘Burada Çalışmak İçin Fazla Feminensin’!

Emir Akgün

MAC Kozmetik’i nasıl bilirsiniz diye sorsalar, diyebileceğim tek şey şu olurdu;

Tartışmasız olarak, LGBT destekçisi! Der-dim.

Arda ile tanışıklığımız birbirimizi takip etmeye başlamamızdan sonraya dayanır. Ardayla konuşmaya başladıktan hemen sonra kendisine, Twitter ve Instagram hesabından MAC ile alakalı yazdığı, ‘Bugün de cv’mi MAC’e yolladım,  fakat geri dönmeyecekler’ gibi sayısız ve benzeri paylaşımlarını sordum. Aldığım cevaplar karşısında ise şaşkınlığımı yine gizleyemedim! kanım dondu! Konuşmaya başlayan Arda, defalarca MAC’e cv’sini yolladığını ama asla geri dönmediklerini anlattı, buraya kadar her şey o kadar normal ki! Söylenecek tek söz yok zaten. Ben de kendisine bu paylaşımlarını çok ciddiye almadığımı, sonuç olarak son zamanlarda kanalıyla, özgün duruşuyla ve yaptığı işlerle MAC gibi LGBT dostu bir markanın ona dönüş yapmamasının dünyanın en saçma şeyi olduğunu söyleyerek, araya girebileceğimi söyledim. O da kabul etti. MAC ile araştırmalarıma başladıkça aslında arka planda inanılmaz HOMOFOBİK bir tutum olduğunu duymaya başladım, taksim şubesinde yaklaşık 5 yıldır çalışan arkadaşımın konuyla ilgili anlattıkları 2. şoku yaşamama neden oldu. 

‘Emir arkadaşın ne söylediyse haklıdır inan, şuan ben de istifamı vermek üzereyim, aynı zaman da MAC markasının birçok şubesinden eşcinsel arkadaşlarım ayrılıyorlar’!

Demesin mi!? Ben Arda için mi konuşayım, yoksa diğer yaşananlara mı şaşırayım bilememekle beraber soruyorum;

Ama neden?

MAC son zamanlar da şubelerinde çalışan eşcinsel erkeklere, ‘fazla makyaj yapmayın, abartmayın, müşteriler rahatsız oluyor’ sözleri ile kabus oluyormuş. Hatta o kadar ileri gidiyormuş ki bu HOMOFOBİK tutumları, sıkı bir takip sistemi bile oluşturmuşlar. Ben tabi bunlar birer iddia olabilir, hatta inanmıyorum çünkü inanamam dediğimde, valla biraz araştırırsan böyle işi bırakan bir çok eşcinsel ile konuşabilirsin diye ağzımı kapatıyor arkadaşım.

Düşünebiliyor musunuz bahsettiğimiz marka neredeyse eşcinsel erkekler ve transseksüeller sayesinde buralara gelmiş, globalde LGBT ile nam salmış bir makyaj markası. İNANILIR GİBİ DEĞİL!

NELER OLUYOR!

Bitti mi sandınız? Sıkı durun! Daha henüz MAC skandalı bitmedi! Sonra kendisinden muhakkak bu konuyu konuşabileceğim her kim ise, onun numarasını istiyorum. Berna isimli bir kadın Estee Lauder ve MAC’in bu konuları ile ilgili kişisi. Kendisine ulaşıp konuyu anlatıyorum, hakkını yiyemem çok tatlı bir kadın, fakat söyledikleri FELAKET! TANRIM! Bana konuşmanın bir anında diyor ki; 

‘Sonuçta burası Los Angeles veya New York’taki MAC değil, burası Türkiye yani ORTA DOĞU’!

AA! Nasıl yani? ‘Demek ki söylenilen ve duyduğum her şey doğruydu’ diye kendi kendimi yiyorum. Daha çok fazla şey konuştuk ama tabii ki konuştuklarımız genel şeylerdi, fakat konuşmadan çıkan sonuç MAC’in Türkiye’de çok daha fazla muhafazakarlaştığı idi.

Ne yazık dimi?! Peki izninizle bu olayları bana anlatan arkadaşımın da dediği gibi; ‘Emircim lütfen bu konuyu dile getirir misin? Global’in bunlardan haberi yok, olsa yemin ediyorum burayı talan ederler, bu resmen rezalet’ sözlerine +1  diyerek kendimi ekliyorum.

Peki Arda Bektaş bu konunun neresinde? Arda Youtube kanalı ile kendini ispatlamaya çalışan, ve sevdiği markalar ile işbirliği yapmak isteyen hevesli bir genç, aslında yukarıda da belirttiğim gibi, işini doğru da yapan biri. Berna ile konuştuktan sonra öğreniyorum ki, tam o sıralarda Arda’ya dönüş yapılmış MAC’ten, Bodrum’da tatildeyken Arda’dan bir telefon alıyorum;

‘Emircim aradılar! Bugün MAC ile görüşmeye gidiyorum.’

Ben de kendisine çok sevindiğini, gelişmelerden beni haberdar etmesini söylüyorum. Fakat Arda bir türlü bana dönmüyor, bekliyorum yine dönmüyor, sonra yine yeniden dönmüyor…Ve sonra yine dönmüyor. E ben merak tabi. Sarılıyorum telefona ve soruyorum;

Ne oldu Arda dönmedin?

Arda bana görüşmeye gittiğini iki kadın ile görüştüğünü, ama kendisine MAC şubelerinde çok fazla feminen görünümlü erkekleri çalıştırmadıklarını söylediğini anlatıyor, tabii yumuşatıyor ve diyor ki; ‘Yani fazla makyaja izin yok’! Ben yine kalıyorum. 

İnanmakta zorluk çekerek pes diyorum.

Daha sonra kendisine bu konuyla alakalı yazacağımı ve MAC’i kötü bir şekilde eleştireceğimi söylediğimde bana önce tamam diyor fakat sonra telefonuma Arda’dan mesaj geliyor;

‘Emircim yaptığın herşey için teşekkürler, bu iş daha fazla uzamasın lütfen ne olur…’

Fakat gelin görün ki işte dayanamıyorum, aylar sonra bir geliyorlar bana yazıveriyorum. 

MAC’e sorular;

  1. Bu ne hadsizlik?!
  2. O müşterilerinizin rahatsız olduğunu söylüyorsunuz ya? O müşteriler kim? ve neredeler?!
  3. Bu denli homofobik olduğunuzu global taraf gerçekten biliyor mu?
  4. cinsel çalışanlarınıza özellikle (erkeklere) Mobbing uygulamaya utanmıyor musunuz?
  5. Neden tüm PR çalışmalarınızı LGBT’ye yönelik yapıp, bu denli homofobik olabiliyorsunuz?

OTUR SIFIR!

Şimdi size sesleniyorum ey LGBT! Almayın bu markadan bir şeyler, amma meraklısınız kazıklanmaya! Bin defa söyledim yine söylemeye devam edeceğim, ben burada yaşanmamış şeyleri, yaşanmış gibi göstermem İM-KAN-SIZ. Önce buna inanın. Arda’ya gelirsek, Arda bu olaylardan sonra MAC ile videolar çekti, ürünlerini paylaştı ve devam de edebilirler, fakat Arda’nın bana bu olay uzamasın diye yazdığı konuşmalar telefonumda. Yani kendisi inkar edebilir, ki sanmam inkar edebileceğini ama demem o ki, bunlar yaşandı ve Arda bir makyaj Youtuber’ı olduğu için MAC ile ters düşmek istemiyor, Haklı da olabilir. Ama bizim öyle bir korkumuz olabilir mi?! İmkansız!

O beğenmediğiniz eşcinsel erkekler, feminen bulup makyaj yaptırmadığınız makyörler sayesinde siz MAC oldunuz bilesiniz.

Öptüm abla.

 

OK_Jel_AnaBanner

Yorum Yaz