Röportajlar

Gmag Özel Röportajı: Isac Elliot İkinci Bieber Olmak Yerine, Birinci Isac Elliot Olmak İstiyorum..’

isac-elliot-4
GMag
Yazar: GMag

Tüm Dünyaya Justin Bieber hükmedecek değil ya?

Bir zaman sonra yeni isimler, tüm hızları ile geliyorlar! İşte onlardan biri, İsac Elliot, henüz 15 yaşında ve Finlandiya çıkışlı bir şarkıcı. Kariyerinin henüz başlarında olmasına rağmen, bu yaşında Amerika’ya açılan, Finlandiya’nın ilk ve tek ismi. Ayrıca Türkiye’ye bayağı aşina! Daha önce burayı ziyaret etmiş, fanlarıyla (kendi taktığı ismi ile) Ellioters’ları ile buluşmuştu. Kendisiyle, LGBT hakkındaki düşüncelerini, Amerika yolculuğunu, genç yaşına rağmen dünyanın her yerinde oluşan ‘Ellioters’ları ve dahasını konuştuk, ne duruyorsunuz? Hadi bir göz atın =)

isacelliot-promo-sme-suomi-1

Merhaba Isac aslında seni yakından tanıyoruz dersek haksız sayılmayız değil mi? Daha önce Türkiye ziyaretin oldu. Bu nasıl bir deneyimdi?

Türkiye’yi çok sevdim. İstanbul’a ziyarete geldim ve şehir turu attım. Çok ilginç ve güzel bir şehir ve kesinlikle memleketim Helsinki’den çok farklı.

Boğaza bakan bir restoranda mutfağınızın bütün ünlü yemeklerini tattım. Harika bir deneyimdi.

Hard Rock Cafe’de bir performansım vardı. Türk hayranlarım gerçekten harika.

Oldukça kendilerini adamış şekilde beni destekliyorlardı. Ve O KADAR güzeller ki… Hepsine sarılıp zaman geçirmek istedim.

Isac İstanbul'da

Isac İstanbul’da

Çok gençsin ve daha şimdiden oldukça büyük global bir hayran kitlen var. Facebook’ta ufak bir araştırma sonucu görüyoruz ki Brezilya’dan tut da Filipinler’e, Fransa’dan tut da, Romanya’ya kadar her ülkede sıkı hayranların mevcut. Bu nasıl hissettiriyor?

İlk singe’ım “New Way Home”u Finlandiya’da çıkarttığımda radyolarda birkaç kez dönmesini ve küçük bir hayran kitlesine ulaşmayı bekliyordum. Fakat şarkım önce Nordik ülkelerine sonra da Baltık ülkelerine yayıldı. Buradaki hayranlarım sayesinde de bütün dünyaya… Bu tamamen hayranlarım sayesinde oldu ve hepsine sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Böylece tüm sosyal medyalarında beni paylaşan fanlarımla birlikte büyük bir Ellioteer ailesi kurulmuş oldu.

İnsanların benim şarkılarım sayesinde tanışmalarını ve arkadaş olmalarını duyunca oldukça mutlu oluyorum. Müzik zaten tamamen insanları bir araya getirmek ve güzel anlar paylaşmalarını sağlamaktır.

Tabii ki insanların şarkılarımı dinlemelerini ve sözleri bilmeleri çok çılgınca ve mükemmel hissettiriyor. Özellikle de evden uzak olduğumda… Aynı anda hem şaşkın hem de çok iyi hissediyorum. 

Duyduğumuza göre Amerika’ya ayak basıyormuşsun, İsac Elliot fırtınası Amerika’da devam edecek mi? Devler ligine geçiyorsun. Sıkı rakipler, zorlu listeler, büyük bir müzik dinleyici kitlesi…

ABD oldukça büyük bir piyasa, hatta dünyadaki en zor piyasalardan biri… Takımımın ve fanlarımın bana inancı olması beni epey mutlu ediyor. Amerika’da çalışacak ve yeteneklerimi sergileyecek olmak da beni ayrıca mutlu ediyor tabii.

Bu yolda adım adım ilerliyorum. Hala oldukça gencim ve vaktim var.

Müzik benim gerçek tutkum ve kalan hayatım boyunca uğraşmak istediğim bir şey. Yakaladığım tüm bu şanslar ve tanıştığım insanlar beni mutlu ediyor.

Yine de dediğim gibi amacım Finlandiya’da dinlenmek ve orada performanslar vermekti. Durum böyle olunca şu an olan her şey bir bonus gibi geliyor ve beni ekstra mutlu ediyor. Strese girmemeye, kendime baskı yapmamaya çalışıyorum. Bunu daha yetişkin insanlara bıraktım. Ben sadece yolculuklardan ve şovlardan keyif almaya bakıyorum.

Ama hayallerim oldukça büyük. Mottom şu: “Eğer komşuların hayallerine gülmüyorsa hayallerin yeterince büyük değildir.”

img_7849

Özellikle Justin Bieber mevzusu var ki, eminiz bütün röportajlarında kendisini sana soruyorlardır… Biz de sana, senin Justin Bieber hakkındaki düşüncelerini soralım. Kendisinden çok fazla hoşlanmıyor gibisin ya da bu benzetilme mevzusu canını mı sıkıyor? Mesela kendisini dinler, sahnende şarkılarını söyler misin?

Bence Justin süper yetenekli biri. Müthiş bir şarkıcı, söz yazarı ve performansçı… Baby şarkısını küçükken dinlediğimi hatırlıyorum. Çok cool olduğunu düşünmüştüm. Genç bir sanatçının gençler için müzik yapması… Tam da olması gerektiği gibi.

Bieber’la karşılaştırılmamın sebebi bence kesinlikle bu. İkimizin de erken yaşta bu işe girmemiz. Ben ilk kaydımı yaptığımda 11 yaşındaydım, 12 yaşımda ilk single’ım çıktı, şimdiyse 15 yaşındayım.

Her ne kadar müziğine ve kariyerine saygı duysam da ikinci Bieber olarak değil birinci Isac Elliot olmak istiyorum.

Evde şarkılarını söylüyorum ve ilk iki stüdyo kaydını çalıştığım oldu ama sahnede böyle bir şey yapmam. Sebeplerini tahmin edebilirsiniz… Ayrıca fanlarımı müziğimden apayrı parçalarla şaşırtmayı tercih ederim, Mr.Big’in “To Be With You”sunu sahnede söylemek gibi. Mesela Mø’nun “Final Song”una yaptığım cover Youtube’da çok beğenildi. Yani demek istediğim benim yaptığım müziğin “türüne” daha uzak olanları tercih ediyorum.

LGBT insan hakları özellikle Nordik hükümetlerce desteklenen bir konu ama kimi ülkelerde ise bu bir suç. Peki, sen bir Finlandiya vatandaşı olarak bu konuda neler düşünüyorsun?

Bu aslında tartışılacak bir konu bile olmamalı. Bu insanlarla, hisleriyle ve kişisel alanlarıyla alakalı bir durum; herkesin bunlara hakkı olmalı ve bu her şey gibi “normal” sayılmalı.

Benim çevremde, ailemde, arkadaşlarımın arasında LGBT bireyler var, birlikte iş yaptığım insanlar arasında da varlar. Bu benim ya da çevremdeki insanlar için hiçbir zaman sorun olmadı bu yüzden bunların konuşulmak zorunda olması bile bana garip geliyor.

Helsinki Festival'da sahne alırken

Helsinki Festival’de sahne alırken

Kendi ülkende ya da başka ülkelerde LGBT event’lerini desteklemeyi düşünüyor musun? Birçok düzcinsel erkek eğer bunu yaparlarsa kadın destekçilerini kaybedecekleri korkusuyla böyle işlere girişmiyor. Fakat sen şu an Gmag’e röportaj veriyorsun. Bu senin bu konuda cesur olduğunu gösterir değil mi?

Nordik ülkelerdeki Onur Yürüyüşlerini ve LGBT olaylarını takip ediyorum.

Benim ya da bir başkasının herkes için eşit haklar istemesini fan kitlemin gücüne gidecek bir şey değil. Bu onlar için bir sorun da oluşturmaz. Bu daha çok sağduyuyla alakalı.

Gmag olarak merak ediyoruz Türkiye’den tanıdığın ve dinlediğin müzisyenler var mı?

Bugünlerde Türkiye’de harika müzik yapan sanatçılar olduğunu biliyorum. Tarkan’ı ve Şımarık’ı biliyordum. Ayrıca The Away Days’i ve indie tarzı müziklerini Amerika’da South by Southwest’te ciktiklarini duydum.

Eğer siz bana dinleyip beğendiğiniz şarkıları Tweetlerseniz kesinlikle hepsine bakarım. Çünkü bu konuda daha çok bilgim olsun istiyorum.

Burada senin için yanıp tutuşan büyük hayran kitlene, Gmag okuyucularına iletmek istediğin mesajlar varsa paylaş ve vedalaşalım…

Herkese selamlar! Hepinizi çok özlediğimi bilmenizi istiyorum. Sizi online ve aktif görmek beni mutlu ediyor. Türkiye’ye tekrar geleceğime ve sizinle mümkün olduğunca fazla vakit geçireceğime söz veriyorum.

Yeni çalışmaya başladığım Djler Tungevaag ve Raaban’la yaptığımız yeni şarkıyı dinlemeyi unutmayın. Şarkının adı BEAST ve buralarda dinlenmeye başladı bile. Bu şarkı için çok heyecanlıyım çünkü melodiyi kendim yaptım. Umarım siz de beğenirsiniz.

Bu röportaj için ise çok teşekkürler, Amerika’da da başarılar!

Röportaj için çok teşekkürler. Umarım güzel bir sonbahar geçirirsiniz.

isac-elliot-5

 

Yorum Yaz