Köşe Yazıları

Kerimcan Durmaz ‘Vur Bana’ Mı Dedi?

Emir Akgün

Öncelikle Kerimcan Durmaz’ a yapılan bu çirkin, kötü saldırıyı kınıyorum ve buradan geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bunun adı ‘Nefret’ suçu. Seversiniz sevmezsiniz, ama saygı duymak zorundasınız.
Ama şimdi bazı gerçekler var ki, onlardan bahsetmemiz, konuşmamız gerek. Kerimcan Durmaz daha fenomen olmadan önce takip ettiğim, dikkatimi çeken biriydi, o zamanlarda takipçisi vardı, ama asla bu kadar fenomen değildi, attığı snapler, kendine has tavrı, tarzı, doğal halleri ile gerçekten kötü geçen bir günü bile unutmanız mümkün-dü, burada -dü- neden ayrı peki? şundan dolayı, gün geçti, kervan döndü Kerimcan, (ki bana kalırsa kendi bile bu kadarını tahmin etmiyordu) inanılmaz bir popülerliğe ulaştı, binler, yerini milyonlara bıraktı. Şimdi yavaş yavaş ilerleyelim ve düşünelim. Siz eğer artık snap atıp ulaştığınız küçük kitlelerden, milyonlar ligine geldiyseniz, bazı konulara istemeseniz bile dikkat etmek zorundasınız. Burada sorguladığım şey asla Kerimcan televizyonda olmasın, projelerde yer almasın değil, tam tersine LGBT görünürlülüğü adına, oldukça iyi, iyi ama ‘Örnek’ olarak nasıl peki?
Lütfen şunu unutmayalım olur mu? Türkiye’de LGBT dendiğinde insanların bilgisi ne kadar? Youtube’da rastlamışsınızdır belki, Türkiye’nin önde gelen, çok sevilen Üniversiteleri önünde konu ile alakalı öğrencilere mikrofon uzatıldığında, inanın 30 kişiden 10 kişi LGBT’nin anlamını bilmiyor. Düşünün ki, her yer İstanbul değil! okumamış olmak tabi ki bilmeyeceğin anlamına gelir mi? gelmez. Ama bunu genel ile çarparsak bu oldukça tehlikeli.
Daha net yazıyorum, Türkiye’de inanın hala televizyonda gördüğü, izlediği veya bilinen, ünlü diye adlandırdığımız bir çok dejenere örnekleri izleyerek ‘ bu böyleyse demek ki hepsi böyle’ diyen MİLYONLARCA insan var. Bana katılır veya katılmazsınız. Biz her yeri Etiler, Nişantaşı, cadde zannediyoruz ( ki artık oraları da nasıl ya! neyse) burada okuyan ve okumayan olarak ayırmıyorum, fakat ekliyorum, hep deriz ya, işte okumuş bir başkadır, araştırır, bilgilidir falan filan.. Ah işte öyle değil, yol almamız gereken ohoooo…
Yani Kerimcan için -dü- dememin nedenleri tam olarak da burada başlıyor. Kerimcan önceleri gayet kendi hayatı içerisinde yaşayan, doğal halleri ile hayatına devam edip, bu samimiyeti ile kendini sevdiren bir çocuktu, ama sonra şöyle snapler gelmeye başladı, hatırladıklarımdan bir tanesini yazayım, ‘Kerimcan bir hotel’e yerleşiyor ve klima bozuk, klimayı tamir etmesi için sanıyorum (bellboy) odasına çağırıyor, o sırada çocuk büyük ihtimalle takamadığını söylüyor, Kerimcan ise şöyle cevap veriyor ‘ay onu takamıyorsan gel bana tak’ diyor. Şimdi ee? diyenler için, bunda bir sorun olmayabilir (ama eğer 2 bin kişiye yayın yapıyorsan) fakat sen artık milyonlara sesleniyorsan özür dilerim dikkat etmek zo-run-da-sın. Bu kendini saklamak değil, veya olmadığın biri gibi davranmak hiç değil. Mesela o zaman şöyle bir örnekte var, bir magazin programına katılmıştı Kerimcan, ve herkes ‘ aa hiç snaplerinde olduğu gibi değil, nasıl usturuplu, uslu’ demişti, hatırlayın. Yani aslında doğru hareket bu, topluma mal olmaya başlıyorsan, o toplumun kurallarına göre yaşamak zorunda değilsin, ama saygı göstermek zorundasın.
İnanın çevremde olan tüm yakın arkadaşlarım bilir, Kerimcan ile alakalı bir sohbet açıldığında aynen şöyle diyordum ‘Seviyorum ama bazen abartıyor, umarım başına bir şey gelmez çünkü burası Türkiye’
İşte gelinen son nokta.. Şiddetin her türlüsüne lanet olsun. Yaşadığı şey dehşet verici ve üzücü, anneciğinin suratını gördüğümde daha da üzüldüm, kadıncağız nasıl korkmuş ve tabi ki üzgün.
Yaşanan bu kötü olay daha da büyüyebilir, kendimizi asla saklamayacağız, olacağız, yer alacağız, yaşayacağız. Ama üzülerek ‘Hedef’ haline gelmeden. Anlatabiliyorum dimi?
İnanın ben eminim Kerimcan Durmaz’ı görüp, işte hepsi böyle, (‘böyle’nin açılımına siz ne ad vermek isterseniz, bu feminenlik olabilir, makyaj yapmak olabilir, dejenere, abartı olmak olabilir, size kalmış) diyorlar, ve bu nefret hiç olmadığı kadar büyüyor, gün yüzüne çıkıyor. Kerimcan rol model olamaz, ne alakası var, hiç değil, asla gibi kelimeleri siz evinizde istediğiniz kadar söyleyin, fakat artık onu milyonlar takip ediyor, yine milyonlarca insanların izlediği televizyon programlarına çıkıyor, buna bağlı olarak, bahsettiğim gibi LGBT hakkında ‘ufacık’ bile bir bilgisi olmayan yine milyonlarca insan Kerimcan’ı tüm LGBT topluluğuna genelliyor. Aslında tüm yazımın temel ana konusu bu. Ve eğer Kerimcan verdiği tüm röportajlarında, katıldığı tüm televizyon programlarında bas bas, ‘ben hep ünlü olmayı, çok çok ünlü olmayı hayal ediyordum’ dediyse, işte bunun üzerinden gitmek gerekiyor.
Kerimcan bir hayat seçti, o böyle biri, ama birazda bunu kendi hazırladı. Yeniden çok geçmiş olsun, umuyorum en kısa zamanda kendisini toparlar.
Dipnot: ‘Gençliğimizi ibne yaptınız’ diyen arkadaşa, sonradan ibne olunmuyor be arkadaşım valla. İstesen de olamazsın. Veya bir bardak su içip yine ibne olamazsın. Ama vallahi işte buraya yazmaya, anlatmaya kalksam inan 1234546586069 sayfa falan olur, lakin kime neyi anlatıyorum? ben ah ah.

Yorum Yaz