Editörün Seçtikleri Sinema

Modern LGBT Sinemasını Değiştiren 5 Önemli Film

GMag
Yazar: GMag

Bazen bir film gelir ve Jaws’ın gişe filmi algısını değiştirdiği gibi yada Scream serisinin korku türünü değiştirdiği gibi tüm algıyı değiştirir. Böyle filmler, film tarihine kazırlar kendi isimlerini.

Son zamanlarda Twentieth Century Fox’un çıkaracağı, büyük bir stüdyonun çektiği ve genç bir erkeğin eşcinsel olduğunu açıklarken karşılaştıklarını konu alan Love, Simon fragmanının 3.5 milyon izlenmesiyle inanılmaz ilgi çekti ve bu yönleriyle sıyrılmasını bildi.

Böyle zamanlarda geçmişe bakmak ve bu başarıları mümkün kılan, bu LGBT ilerlemeleri için yolu açan filmleri hatırlamak önemlidir. İşte LGBT’ler için sinema algısını değiştirdiğini düşündüğümüz 5 önemli film:

1-) Call Me by Your Name (2017)

Sundance Film Festivalindeki galasından beri, İtalyan yönetmen Luca Guadagnino’nun filmi eleştirmenlerden tam not aldı.

Film, babasının araştırma asistanı Oliver’a (Armie Hammer) aşık olan Elio’nun (Timothée Chalamet) hikayesini konu alıyor. 1983’te geçen hikayede ikili, yasak aşk çevresinde dönen bir flört döngüsüne giriyor. Filmin geçtiği dönemde AIDS küresel bir korku yaratıyor ve AIDS, Gay Kanseri olarak biliniyor.

Call Me by Your Name, en algılanabilir insani hislerden olan aşka dürüst ve insani bakışıyla çığır açıyor.

2-) Milk (2008)

Gus Van Sant’in Oscar kazanan, eşcinsel hakları aktivisti Harvey Milk’in hikayesini anlatan filmi eşcinsel hakları hareketine tuttuğu ışıkla kesinlikle hafızalara kazındı.

Dustin Lance Black tarafından zekice yazılmış senaryosuyla film, Sean Penn tarafından canlandırılan Harvey Milk’in mütevazı bir şekilde San Francisco’nun kötü şöhretli bölgesi Castro’da kamera dükkanı işletirken, California’nın ilk seçimle göreve gelen açıkça eşcinsel görevlisi olmasını konu alıyor.

3-) Blue is the Warmest Color (2013)

2013’ün en tartışmalı filmlerinden olan Blue is the Warmest Color, en çok çarpıcı seks sahneleri ve kuir yaşantısını işleyişiyle tanınıyor. Cannes Film Festivali’nde Palme d’Or ödülü kazanan film, uluslararası gişede 20 milyon dolar yaptı ve hem izleyicilerden hem de eleştirmenlerden ateşli fikirleri kendisine çekti.

Adele’in hayatı, bilmediği bir cinsel keşfi ve romantik entrikaları kendisine gösteren Emma (Léa Seydoux) ile tanıştığında ve mavi saçlı kadına aşık olduğunda tamamen değişir. Sonrasındaysa acıklı ve akıldan çıkmayan bir aşk hikayesi iki kadını da kırılma noktasına getirir.

4-) Boys Don’t Cry (1999)

Hilary Swank’in Hollywood’a büyük bir güç olarak girmesini sağlayan film, LGBT sineması için büyük bir dönüm noktasıydı.

Film, Swank tarafından canlandırılan trans erkek Brandon Teena’nın Nebraska’da yeni bir hayat kurmaya çalışırken ve aşkı ararken şiddetli bir suçun kurbanı oluşunun gerçek hikayesini konu alıyor.

Boys Don’t Cry trans camiasının beyaz ekranda temsili açısından büyük önem taşıyor ve Transparent gibi hit dizilerin önünü açmasıyla biliniyor. Film aynı zamanda transların maruz kaldığı şiddetin ve sınıf, cinsiyet, sosyal eşitlik gibi konuların altını çiziyor.

5-) Brokeback Mountain (2008)

Ang Lee’nin iki aşık kovboyun hikayesinin anlatıldığı romantik draması getirdiği yüksek gişe geliriyle eşcinsel hikayelerinin ticari olarak geçerli olduğunu kanıtladı ve eleştirmenlerden büyük beğeni topladı.

Film 3 Oscar kazandı ve ‘Keşke seni nasıl bırakabileceğimi bilseydim’ gibi replikleriyle zihinlere kazındı. Başrolleri paylaşan Gyllenhaal ve Ledger’sa filmle heteroseksüel olmalarına rağmen gösterdikleri performans ile aktörlerin ne tip rolleri oynayabileceğine dair olan sınırları ve ön yargıları yıktılar.

OK_Jel_AnaBanner

Yorum Yaz