Editörün Seçtikleri Sinema

Moonlight’tan Önce Afrikalı/Amerikalı LGBT Tecrübesini Kutlamış 10 Film

GMag
Yazar: GMag

Şubat ayında Amerika’da Siyahi Tarih ve Afrikalı Amerikalıların yaptıkları zengin katkılar kutlanıyor. Genelde üstünde durulmasa da, siyahi sinemacılar kuir kültürün şekillenmesinde ve Amerikalıların siyahi camiası hakkındaki görüşlerinin değişmesinde büyük bir rol oynadılar.

İşte tüm bunlarda önemli birer pay sahibi olan 1o film.

The Watermelon Woman

Cheryl Dunne’un ufuk açıcı filmi, Afrikalı Amerikalı bir lezbiyenin bir 40’lar Hollywood lezbiyen çiftinin kaderini öğrenmesini konu alıyor ve mizahla drama önerdiği kadar siyah tarihinin silinmiş bir kısmını da hayal etme fırsatı veriyor.

Moonlight

2017’de En İyi Film dalında ödül alan Moonlight, Miami’da fakir bir hayat yaşayan eşcinsel bir çocuğun hikayesini anlatarak tipik coming out (açılma) hikayesi kalıplarını kırıyor. Eğer bu izlemeniz için yeterli değilse, son zamanların en iyi sinematografisi ve filmdeki uyuşturucu satıcısı üvey baba performansıyla Oscar kazanan Mahershala Ali ile çocuğun taş kokain bağımlısı annesi rolünü oynayan Naomie Harris’in performansları görülmeye değer.

Pariah

Senarist/Yönetmen Dee Rees Mudbound ile Oscar adaylığı kazanmış olabilir ama Pariah da en az onun kadar ilgiyi hak ediyor. Afrikalı Amerikalı bir lezbiyenin eşcinsel olduğunu açıklayış hikayesini konu alan yarı-otobiyografik filmde Rees, tüm dünya kabul etmese bile kuirliğini kabul eden bir kadının dramını inceliyor.

Tongues United

Yönetmen Marlon Riggs ,siyahi eşcinsel erkeklerin hem beyaz hem siyah toplum tarafından dışlanışını konu alan filmde belgeselciliğin ve anlatıcı film yapıcılığının garip bir karışımını kullanıyor. İçten cinsellikle boğulan filmin tutkusu onu dayanılmaz yapıyor.

Bessie

Uzun süre resmen lezbiyen olmayan Queen Latifah, efsanevi blues şarkıcısı -ve lezbiyen- Bessie Smith rolüyle eleştirmenlerden büyük beğeni toplamıştı. Kuir yönetmen Dee Rees bu değeri bilinmeyen biyografik filmi yönetti ve Oscar ödüllü Mo’Nique de filmde müzikal efsane Ma Rainey’yi canlandırdı.

Saturday Church

New York drag balosu dünyasını keşfeden, cinsiyetini sorgulayan bir gencin hikayesini konu alan bu filmin yönetmenliğini Damon Cardasis üstlendi. Transseksüel ikon Kate Bornstein’ın da dahil olduğu cis ve transseksüel performansın görüldüğü film, Moonlight ve LaLa Land’in aşk çocuğu gibi.

Brother to Brother

Marvel hayranları Anthony Mackie’ye 21. yüzyıl eşcinsel ressamın Harlem Rönesansı’na tutunmasını konu alan Brother to Brother’da daha da hayran olacak. Film, Sundance Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü almıştı ancak hala az görülen bir mücevher olarak kalmakta.

Looking for Langston

Bu kısa film, siyahi, eşcinsel şair Langston Hughes’un ve kuir Afrikalı Amerikalı camiasının dramlarını anlatmak için belgeselin ve yazılmış sahnelerin bir hibridini kullanıyor. Looking for Langston, seksin neredeyse pornografik gösterimi ve Hughes’un vakfının görüntülü cinselliğin olduğu sahnelerde şiirlerinin kullanılmasını engellemesiyle ses getirmişti.

Tangerine

Düşük bütçeli film çekmenin sınırlarını yıkan yönetmen Sean Baker, bu filmi 3 iPhone’la çekti. Transseksüel bir fahişe, onun aldatan erkek arkadaşı/pezevengi ve cis bir kadının hikayesini anlatan Tangerine, transseksüel fahişelerin hayatına mizahi bir bakışla baktı ve 2015’te çıktığında büyük beğeni topladı.

Naz and Maalik

Naz and Maalik iki genç, siyahi, Müslüman eşcinselin New York’ta birbirlerine aşık oluşunu konu alıyor. Kendi cinsellikleriyle barışmaları ve aşık olmak yolundaki engelleri aşmaya çalışmalarının yanı sıra, FBI’ın terörizm yüzünden soruşturmalarına da maruz kalıyorlar. Genelde doğaçlama şekilde çekilen Naz and Maalik, etkilenmemiş performansları ve neredeyse röntgenci tarzıyla büyük beğeni toplamıştı.

 

OK_Jel_AnaBanner

Yorum Yaz