reklam
Editörün Seçtikleri

RuPaul’s Drag Race’ten Önce Bu Efsanevi Kraliçeler Vardı!

GMag
Yazar: GMag

RuPaul’s Drag Race üçüncü sezonuna başlarken, drag dolu realite şovları televizyonun en popüler ve en karlı programları olmaya devam ediyor.

Ancak tabii ki drag daha önce gizli publar ve yeraltı barlarında yaygındı ve her zaman kutlanmıyordu. Drag yıldızlar gözden uzakta durmak zorunda kalıyordu ve bir çoğu sanatını dünya sahnesine taşıyamıyordu.

Bugünkü neslin daha rahat olabilmesi için yolu açan efsanevi drag sanatçılarına bir göz atalım.

Leigh Bowery (Avustralya)

21. yüzyılın en tartışılan ve en çok beğenilen performans sanatçılarından olan Leigh Bowery, 1985’te yapmaya başladığı Taboo isimli club performansıyla ün kazanmıştı.

Londra club camiasının bilinen isimlerinden Bowery, Lady Gaga, Boy George ve Alexander McQueen dahil pek çok sanatçıyı da etkiledi.

RuPaul Charles (ABD)

Bu drag queenin pop kültür dünyasına etkisini tartışmaya gerek yok. Mega hit dans marşı ‘Supermodel’ ile 1993’te büyük ün yakalayan RuPaul, dünyanın en iyi tanıdığı drag süperstarlardan birisi.

Son zamanlarda yıldız en çok RuPaul’s Drag Race programıyla biliniyor.

Lily Savage (İngiltere)

Komedyen ve TV kişiliği Paul O’Grady olarak da bilinen Lily Savage, Birleşik Krallık’ta drag sahnesinin en tanıdık yüzlerindendi. Birçok TV programı, konuk oyunculuklar ve tutmuş komedi dizilerle Lily Savage, İngiltere’de ana akım başarı yakalamış ilk drag queenlerdendi.

Panti Bliss (İrlanda)

Kendisini “İrlanda’nın Kraliçesi” ilan eden Panti Bliss, 2014’teki ödül takdimi sırasında yaptığı konuşmayla büyük ün yakalamış bir club sahibi, performansçı ve LGBT hakları aktivisti. Yıldız 2015’te İrlanda’nın ezici bir oyla eşcinsel evliliği kabul ettiği sırada Evet kampanyası için en çok çalışan insanlardan birisi olarak gösterilmişti.

Conchita Wurst (Avusturya)

Hem muhteşem sesiyle hem de açık ve dürüst drag kişiliğiyle büyük ses getiren Conchita, 2014’te Eurovision’u “Rise Like a Phoenix” şarkısıyla kazanmıştı. Wurst, sakallı draglerin görünürlüğünü arttırmasıyla beraber, maskülenlikle feminenliği karıştırmış, değişebilir, sıvı ve yoruma yakın bir drag yorumuyla herkesten beğeni toplamıştı.

Marsha P. Johnson (ABD)

Şimdi bir transseksüel olduğu anlaşılan Marsha P. Johnson, kendisini drag queen olarak tanımlayan ve modern gay hakları hareketinin kıvılcımını yakan kişi olarak biliniyor. Ölümü ise hala bir muamma.

New York Onur Yürüyüşü’nden ayrıldıktan sonra kaybolduğu bildirilen Johnson’ın, altı gün sonra Hudson Nehri’nde cansız bedenine ulaşıldı. Polis ilk başta ölümü bir intihar olarak sınıflandırdı ancak Marsha’nın yakın arkadaşları cinayete kurban gittiğine inanıyordu ve 2002’de durumu “bilinmiyor” olarak değiştirildi.

Marsha aynı zamanda Sylvia Rivera ile birlikte 1970’te transseksüel hakları organizasyonu S.T.A.R.’ı kurmuştu.

 

 

OK_Jel_AnaBanner

2 Yorum

  • Huysuz virjinde bir drag olarak tanimlananilirdi bence bunca başarılı insanın arasında türkiye gibi bi yerde bu başarıyı yakalaması ve cesaretinden dolayı.

Yorum Yaz