Köşe Yazıları

Yobaz Hakan Ural’a; Siz Kimsiniz?! Siz Üremişsiniz Biz Bir Şey Diyor Muyuz?

Emir Akgün

32 yaşındayım, bugüne kadar hiç böylesine bir rezilliğe, hadsizliğe ve homofobikliğe tanıklık etmemiştim. Öylesine sinir krizi geçiriyorum ki, gerçekten ama gerçekten hangisine cevap vermem gerektiğini, neyi nasıl yazmam gerektiğini inanın bilemiyorum.

Bugün canım arkadaşım Fatih’in beni aramasıyla güne başladım, harika ve her zamanki gibi güzel geçeceğini düşündüğüm konuşmamızın beni bu denli rahatsız edeceği nereden aklıma gelebilirdi ki? Fatih’in bana; “Hakan Ural’ın konuşmalarını izledin mi? Bu konu hakkında lütfen yazar mısın” demesiyle, o asla izlemek istemediğim kötü videoyu izlemeye koyuluyorum. Programın 10. dakikasından itibaren başlayan ve 25. dakikasına kadar süren ‘Cahil’ ‘Yobaz’ ‘Homofobik’ ‘Transfobik’ ‘Hadsiz’ konuşmalar karşısında dudaklarımın kenarlarının sinirden beyazladığını, ellerimin buz kestiğini hissediyorum.

ACUN ILICALI’YA AÇIK MEKTUP

Sevgili Acun bey, siz bu yaşanan REZALETE nasıl olur da izin verirsiniz?! Hiç mi programlarınızı kontrol eden bir mekanizmanız yok? Hiç mi bakmıyorsunuz?!!

Hakan Ural isimli konuşmacı o kadar fazla şey söylüyor ki, benim için en önemlisi bu denli fazlasıyla izlenen bir televizyon kanalında Erkoçlar’ı HEDEF göstermiş olması! Evet evet! Aynen öyle! HEDEF gösteriyor! Diyor ki; “Bizim toplumumuz çok muhafazakar, zor, zaten dışarıda sorunlar yaşar, yaşıyordur, zor bir hayatı vardır” diyerek sublimnal olarak insanların aklına bunu sokuyor, dile getiriyor, hatta zorlasa, “umarım saldırıya uğrar, uğramaması imkansız” diyecek!

Bu ülkede 50 bin LGBT değil milyonlarca LGBT yaşıyor Acun bey! Lütfen artık bunu anlayınız, ben söylemekten yoruldum, insanlar anlamamaktan yorulmadı! Hadi bırakın LGBT’leri, Hakan Ural ve Seda (soyismini bilmiyorum) gibi homofobik, transfobik insanların karşısına dikilebilecek, “sen ne saçmalıyorsun ya, bu söyledikleriniz her şeyden öte insani bir hak” diyebilecek bir o kadar daha milyonlarca insan daha var! Bilesiniz! 

Sizin yaratmış olduğunuz, milyonlarca TL kazanıp, şuan sevgili eşiniz ve kızlarınızla, dostlarınızla yediğiniz tüm milyonlara LGBT’lerin de katkısı var! Hem de fazlasıyla! Survivor’ı, hele ki O Ses Türkiye’yi, Yetenek Sizsiniz ve Buzda Dans gibi formatlarınızı bu ülkede yaşayan milyonlarca LGBT izliyor, izledi ve hala izliyoruz. Çok ayıp! Gerçekten çok üzücü, bu söylenilen, ağızlarından çıkan her söz, yıkıcıdır, insanları ötekileştirir, kutuplaştırır, asla yapıcı değildir. Bunlar, dışarıda LGBT’lere zarar verme potansiyeli olan herkesi CESARETLENDİRİCİ konuşmalardır.

Sizin homofobik olmadığınızı Kerimcan Durmaz ile aynı masada yemek yemenizden ötürü düşünemiyorum bile? Hem sevgili eşiniz Şeyma Subaşı’da Kerimcan ile yakın arkadaş bildiğimiz kadarıyla. O programda magazin yapılabilir, patlamış mısır gibi izlenip geçilebilecek, unutulacak magazin haberleri derlenebilir, ama bu konu, böylesine cahil ve geri kafalı insanların DİLİNE PELESENK olamaz!

Rica ediyorum ve yalvarıyorum biraz düşünün olur mu!

HAKAN URAL VE SEDA’ya CEVABIM;

Seda hanım sizin daha önce yanlış hatırlamıyorsam kapı kapı dolaşıp kocam bana şişko diyordu, aşağılıyordu, beni hiç beğenmiyordu diye ağlayarak anlattığınız demeçleriniz var dimi? Umarım yanılıyorumdur? Yok eğer doğru hatırlıyorsam böylesine ezilmiş, büzülmüş ve haksızlığa uğramış bir kadın, nasıl oluyor da Transseksüellerden bahsederken “Gece olunca bu tarz tipleri görüyoruz” diyebilir ki? Sizin ezilen, ve hor görülen veya haksızlığa uğramış insanların yanında olmanız gerekmiyor mu? PES! OTUR SIFIR!

(Sevgili diye başlayamıyorum üzgünüm) Hakan, peki size bir sorum olacak Engincan Ural eşcinsel olsaydı bu denli homofobik olabilir miydiniz? Ben çok ciddi ciddi merak ediyorum da?

cinsellik insanların özenebileceği veya bir özendirilme sonucu eşcinsel olmaya karar verebileceği birşey değil. Bu mümkün değil. Biraz okuyup araştırırsak harika olur.

Rüzgar Erkoçlar’ı kastederek “Anormal marjinal ilişkiler” derken? İsterseniz size “Anormal” veya “Marjinal” ilişkilerden değil de, sapkınlıklardan bahsetmek isterim; Çoğunlukla Doğu’da olmak üzere, fakat artık heryerde rastladığımız küçük çocuklara göz dikmiş koca koca sapkın insanları biz konuşmayı, göz önüne çıkarıp halkın önünde tartışmayı isteriz. Bu konuları, hayvanlara tecavüz eden, sokaklarda küçük erkek ve kızları istismar eden kötü ruhları ifşa etmeyi, kadınlara zulm yapanları, öldürenleri konuşmak isteriz, bunun gibi sayısız kötülükleri dillendirmek isteriz, siz de bıraksanız sadece SİZE GÖRE “Marjinal veya Anormal olan ilişkileri” bunlardan bahsetseniz biraz da?

Siz hem neden kendi cahilliğinizi, eski kafalılığınızı yobazlığınızı bu canım Türkiye’me yorarsınız ki? Kim diyor bizim topluluğumuz zor, bizim topluluğumuz LGBT’leri kabul etmez diye? Siz mi?!

Çok pardon ama siz kimsiniz?!

Ediyorlar Hakan bey valla ediyorlar! Siz baya eskide kaldınız sanıyorum? Artık insanlar sizin gibi değil ki! Okuyorlar, araştırıyorlar, bu hakların sadece heteroseksüellere ait olmadığını, bu hakların gayet İNSAN Hakları olduğunu biliyorlar. Sizin kafanızda yaşadığınız dünyada sevgiye, aşka saygı olmayabilir, ama bizim dünyamızda da asıl SİZE YER YOK. Verdiğiniz bu anlamsız ve bilgisizlikle dolu sözleriniz de bizim için hiçbir şey ifade etmiyor. Ama bu, size cevabınızı vermeyeceğimiz anlamına da gelmiyor. Sizin kafanızda düşündüğünüz o homofobik ve tahammülsüz Ülke çoook eskide kaldı. İnanın bana BİLİRKİŞİ söylüyor;

Bu ülkede LGBT’lere destek veren, haklarına inanan, arkalarında duran milyonlarca insan var, mesela sizin oğlunuz ve sevgili kızınız bile, ben inanıyorum ki bu milyonlarca insandan sadece ikisi. Ağzınızdan çıkan sözlere dikkat ediniz, Hande Kader’i unutmayınız, hani yakılarak katledildi? Transseksüellere karşı duyulan nefretin ve şiddetin önüne geçmek için biz böylesine mücadele verirken, sizin çıkıp, “Rüzgar Erkoçlar kolay yaşamıyordur dışarıda, zorlanıyordur, hayatı zordur” mesajı vermeniz ASLA KABUL EDİLİR DEĞİL.

Ayrıca; Bırakın isteyen üresin üretsin, siz üremişsiniz biz bir şey diyor muyuz? Bilseydik böyle olacağınızı biz de karşı çıkabilirdik ondan.

Ve son olarak;

“Bu tarz marjinal ilişkiler normalleştirilip göz önünde yaşanmamalı, özendirilmemeli, insanlara rol model olmamalı” sözlerinize;

Yandınız! Eyvahlar olsun! Daha çok daha çok ve daha çok, sizin gibi insanlara inat (ki böyle insanlar fazla da kalmadı ama neyse) malum yıl 2018 olmak üzere ya hani?! ondan diyorum;

Varız varolacağız ya.

Bakın bu kadar basit. Alışsanız iyi edersiniz.

Takmayınız kafanıza. Ve bir de lütfen programın adını değiştirelim;

Bu bölümden sonra, “GEL SAÇMALAYALIM” çok daha uygundur.

Sevgilerimle.

Emir Akgün.

OK_Jel_AnaBanner

1 Yorum

Yorum Yaz