2018’in En İyi LGBT Belgeselleri

 2018’in En İyi LGBT Belgeselleri
Digiqole ad

LGBT düşmanlığının kol gezdiği bir dönemede, LGBT belgeselleri her zamankinden daha büyük bir önem arzediyor. Gay sanatçılar, gay sporcular, trans vücut geliştirmecileri ve daha fazlası…

LGBT tarihine ışık tutan ve gerçekleri tüm çıplaklığı ile anlatan belgesellerden sizin için bir derleme oluşturduk. 

Scotty and the Secret History of Hollywood

Hollywood’da yer alan her isim elbette heteroseksüel değildi. Fakat Hollywood’un ‘çöpçatanı’ Scotty Bowers’ın hikayesini bu belgeselde öğreneceklerinize inanmakta güçlük çekebilirsiniz. Katharine Hepburn’ün 150 kadınla birlikte olması, Cary Grant ve Rock Hudson arasındaki ilişki ve daha fazlası. Scotty and the Secret History of Hollywood, çok şey anlatıyor. 

Every Act Of Life

Yönetmeni Jeff Kaufman olan ve tiyatro severlerin mutlaka izlemesi gereken bu belgeselde, Terrence McNally’nin hayatını ve kariyerini ele alıyor. Texas eyaletinin Corpus Christi şehrinde, homofobik bir çevrede büyüyen gay bir çocuk, New York’a taşınıyor ve kariyer basamaklarını tırmanıyor. Filmde F. Murray Abraham, Christine Baranski, Rita Moreno, Nathan Lane, Tyne Dal ve Angela Lansbury gibi efsane isimler de yer alıyor. 

Whitney

Müziğin önde gelen isimlerinden Whitney Houston’u anlatan Whitney, kesinlikle izlenmesi gereken bir başka LGBT filmi. Her ne kadar belgesel, “LGBT belgeseli olma” motivasyonu ile çekilmiş olmasa da, Whitney Houston’un karakterinin çekirdek bir parçasına değinmeden geçmiyor. Biraz üzücü bir yanı olsa da Whitney, herkesin izlemesi gereken bir film. 

McQueen

McQueen, 2010 yılında intihar eden İngiliz tasarımcı Alexander McQueen’in yaşamını ve mükemmelliğini anlatıyor.

“Cinsel kimliğimden hiç bir şeyden emin olmadığım kadar emindim. Annemin karnından doğruca gay yürüyüşüne doğdum.” sözleri ile anılan McQueen, bir moda dehası ve bunu kendisine en yakın olan tasarımcılar ve arşivler destekliyor. 

Bad Reputation

Rock-n-Roll’un en asilerinden Joan Jett’i anlatan film Kevin Kerslake tarafından çekildi. Jett’in, The Runaways ile geçen günlerini anlatan filmde Iggy Pop, Kathleen Hanna, Billie Joe Armstrong ve Kristen Stewart gibi isimlerle yapılmış röportajlar bulunuyor. 

Jett bir cinsel kimlik ile kendini etiketlemekten kaçınmış olsa da, kuirliği hikayesinin başından sonuna okunuyor. 

The Gospel According to André

Yapımcı Kate Novack imzalı belgesel, moda ikonu André Leon Talley’i anlatıyor. Talley’in Women’s Wear Daily, W ve Vogue’deki başarısını ön plana çıkartan yapımda Anna Wintour, Tamron Hall, Tom Ford, Marc Jacobs, Diane von Furstenberg, Whoopi Goldberg, Valentino, Manolo Blahnik, Maureen Dowd, Fran Lebowitz, Eboni Marshall Turman ve Will.i.am gibi birbirinden önemli isimler yer alıyor. 

When the Beat Drops

Jamal Sims, Kuir ve siyahiler arasından popüler bir dans figürü olan “bucking”in hikayesini anlatıyor. Dramanın, tarihin ve enerjik dans hareketlerinin yer aldığı film, özellikle dansla ilgili herkesin izlemesi gereken bir belgesel. 

Making Montgomery Clift

The Misfits, A Place in the Sun, Red River, ve Suddenly Last Summer yapımlarındaki rolleriyle bilinen Robert Clift, sinema tarihinin biseksüel olduğu için yerden yere vurulan en büyük isimlerinden. Making Montgomery Clift ise, büyük oyuncunun hayatına ve kim olduğuna dair bir ışık tutuyor. 

The Ice King

Atletik başarıları ve buz pateninde açtığı çığırlara rağmen cinsel kimliği nedeniyle dışlanan ve özellikle medya tarafından başarıları göz ardı edilen İngiliz Olimpik sporcu John Curry’i, The Ice King yakından tanıma şansı sunuyor. Birmingham’da acımasız bir babanın elinde büyüyen Curry, eşcinsel olduğu için işkence görmesine rağmen kendisini gizlemiyor ve olduğu kişi olarak gurur duyuyor. HIV nedeniyle 44 yaşında hayatını kaybeden Curry, bugün saygı ile anılıyor. 

Man Made

T Cooper ve Téa Leoni ortaklığı olan yapım, trans vücut geliştirmecileri ele alıyor. 

Translığın getirdiği vücut dönüşümü başlı başına bir mesele iken, bir de vücut geliştirme sporuna kendini adamış kişilerin röportajlarının yer aldığı film, vücut değişimi konseptine yeni bir bakış açısı sunuyor. 

Alone in the Game

Yönetmenlerinin Natalie Metzger ve Michael Rohrbaugh, yapımcısının ise David McFarland olduğu Alone in the Game, sporun her seviyesinde iki yüzlülüğün ve ayrımcılığın varlığını ele alıyor. Filmde Gus Kenworthy, Michael Sam, Robbie Rogers ve Megan Rapinoe gibi farklı seviyelerden farklı sporcuların röportajları ve hikayeleri yer alıyor. AT&T Audience Network’te yayına giren film, sporun “kardeşlik ve dostluk” ilkelerinden ne kadar uzak bir topluluğa sahip olduğunu gözler önüne seriyor. 

https://youtu.be/qcBdZgwsoOs

Öneriler

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

0 Paylaşımlar
Paylaş
Tweetle
Paylaş
Pin