İzleyenleri Zamanda Yolculuğa Çıkartacak 13 Muhteşem Lezbiyen Filmi

 İzleyenleri Zamanda Yolculuğa Çıkartacak 13 Muhteşem Lezbiyen Filmi

Tipping the Velvet

Digiqole ad

Bazı filmler var ki, insan izleyince ister istemez zamanda yolculuğu keşfetmiş gibi hissediyor.

Fantastik hikayeler, kuir süper kahramanlar ve fütüristik LGBT senaryoları elbette keyifli, fakat hiçbiri 1700’lerden gerçek bir dramanın yerini tutmuyor…

Sizin için hazırladığımız bu listede, geçmişten günümüze birbirinden değerli lezbiyen filmlerini bulabilir, geçmişe yolculuğun tadını çıkartabilirsiniz!

1) Carol

Patricia Highsmith’in The Price of Salt adlı kitabından uyarlama olan Carol, genç bir fotoğrafçı ile kocasından yeni ayrılmış bir annenin yasak aşkını anlatıyor. Filmde fotoğrafçıyı Rooney Mara, anneyi ise Cate Blanchett canlandırıyor.

2) Heavenly Creatures

Usta yönetmen Peter Jackson imzalı film, 1954’te gerçekleşen ve döneme damgasını vuran Parker-Hulme cinayetinin perde arkasını anlatıyor. Genç aşıklar Pauline ve Juliet, rüya gibi bir hayat yaşarken ailelerinin gazabına uğruyor. Filmde Pauline Parker’i Kate Winslet, Juliet Hulme’yi ise Melanie Lynskey canlandırıyor.

3) Reaching for the Moon

2013 yapımı biyografi, gerçek bir hikayeye dayanıyor. Brezilyalı mimar Lota de Macedo Soares ile ABD’li şair Elizabeth Bishop’un 16 yıl boyunca herkesten gizleyerek yaşadıkları aşkı, izleyenleri kendine hayran bırakıyor.

4) Tipping the Velvet

Tipping the Velvet, aynı ada sahip bir Sarah Waters romanından esinlenilerek çekilmiş 2002 yapımı bir mini dizi. Hikaye Kraliçe Victoria döneminde, İngiltere’de geçiyor ve iş bulmak için erkek kılığına giren bir kadının maceralarını – ve başka bir kadına olan aşkını anlatıyor.

5) Bessie

HBO’da yayınlanan Bessie, biseksüelliğini asla gizlemeyen şarkıcı Bessie Smith’in hayatını anlatıyor. Tam olarak bir lezbiyen filmi olmasa da, Bessie’nin aşkı Lucielle ile olan lezbiyen ilişkisine önemli bir yer verildiği için bu filmi liste dışı bırakmanın haksızlık olduğunu düşündük.

6) Farewell, My Queen

Farewell, My Queen, 2012 yapımı bir Fransız draması ve Sidonie Laborde’nin (Léa Seydoux) gözünden Marie Antoinette’nin (Diane Kruger) son günlerini anlatıyor. Kraliçenin derinden hayranlık – ve belki de daha yoğun hisler beslediği Polignac Düşesi’ni ise Virginie Ledoyen canlandırıyor.

7) Another Way

1982 yapımı Another Way, Soğuk Savaş yıllarındaki Macaristan’ı anlatıyor. Dönemin araştırmacı gazetecilerinden Eva, evli bir kadın olan Livia’ya aşık oluyor – ve olanlar oluyor. Film hem politik atmosferin yarattığı karışıklık hem de kahramanların hayatlarındaki karmaşıklığı birlikte, eşsiz bir hikaye ile sunuyor.

8) Aimée & Jaguar

İkinci Dünya Savaşı yıllarındaki Almanya’da geçen film, bir Nazi komiseri ile evli ve dört çocuk annesi Lilly Wurst’ün, yahudi bir kadın olan Felice Schragenheim’a olan aşkını ve aralarındaki yasak ilişkiyi anlatıyor.

9) The Girl King

The Girl King, İsveç Kraliçesi Christina’nın dramatik hikayesini farklı bir bakış açısı ile sunuyor. Babası Gustav’ın ölümünün ardından tahta geçen Christina, Kontes Ebba Sparrre’ye aşık oluyor ve ikili hayatlarının sonuna kadar birbirlerinden ayrılmıyor. Çoğu LGBT filmin aksine, The Girl King daha mutlu bir sona sahip olduğu için kalbimizde ayrı bir yer taşıyor.

10) Daphne

Yazar Daphne Du Maurier’in hayatını anlatan Daphne, aynı zamanda bir aşk filmi. Daphne, yayımcısının eşi Gertrude’ye aşık oluyor – ve aralarında gizli bir ilişki doğuyor. Film daha çok biseksüel karakterlerin etrafında şekillenirken aradaki “koca” figürü, figürandan öteye gitmiyor.

11) Fingersmith

Bir başka Sarah Waters kitabından uyarlama olan Fingersmith, BBC’de yayınlanan mini bir dizi. Yine Kraliçe Victoria döneminde geçen hikaye, bambaşka dünyalardan iki genç kadının birbirlerine olan naif sevgisini anlatıyor. Bir hırsız olan Sue Trinder, gönlünü çok varlıklı bir ailenin kızı olan Maud Lilly’e kaptırıyor – ve samanlık seyran oluyor!

12) The World Unseen

1950’lerin Cape Town’unu anlatan The World Unseen, Shamim Sarif imzalı gerçek bir drama. Birbirine aşık iki Güney Afrikalı kadın, ırkçılığın, homofobinin ve cinsiyetçiliğin ortasında bir umut ışığı gibi parlıyor.

13) The Secret Diaries of Miss Anne Lister

Gerçek olayları anlatan The Secret Diaries of Miss Anne Lister, 19. yüzyılda yaşammış olan Anne Lister’in şifreli günlüklerinin deşifre edilmesiyle ortaya çıkan bir hikayeyi ortaya koyuyor. Lister, toplum ne denli baskıcı olursa olsun, özgürlüğün engel tanımayacağını gösteriyor.

Öneriler

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

20 Paylaşımlar
Paylaş20
Tweetle
Paylaş
Pin