2021’in En İyi 9 Kuir Filmi!

 2021’in En İyi 9 Kuir Filmi!
Digiqole ad

Dünyanın pandemi krizleriyle savaş verdiği bir yılı daha geride bıraktık. Filmler bu süreçte hepimiz için bu global kaostan uzaklaşmak için mükemmel bir araç oldu.

İster gişe rekortmeni ister küçük bir topluluğu hedefleyen olsun, filmler bizi başka zaman ve mekanlara götürme kabiliyetine sahip. Ayrıca filmler sayesinde marjinal olarak adlandırabileceğimiz isimlerin de hayatlarına bir göz atabiliyoruz. 2021’de kimi zaman sinemalar kapalı olsa da senenin en iyi yapımları bunu, hatta daha fazlasını başarıyla yaptı.

Şimdi hep birlikte senenin en kuir görünürlüğünü ön plana koyan, büyüleyici 10 filmine kısaca bir göz atalım.

Spencer

Yönetmenliğini Pablo Larrain’in yaptığı yapım hepimizin aklını başından aldı.

Prensess Diana’nın hayatının bu kadar farklı işlendiği bir film daha bilmiyoruz. Hayatının değişiminin eşiğindeki bir kadının iç dünyasının ve sürecinin didik didik işlendiği eşsiz film, Kristen Stewart’ın mükemmel oyunculuğuyla birlikte yılın en iyileri listemizdeki yerini alıyor.

Sally Hawkins tarafından canlandırılan Maggie karakteri filme kuir bir kimlik kazandırıyor ve LGBTİ+ izleyicilerin beğenisini kazanıyor.

House Of Gucci (Gucci Ailesi)

Lady Gaga’nın kusursuz oyunculuğu sayesinde Gucci Ailesi sinemaseverlerden tam not alarak listemizdeki yerini alıyor.

Yönetmenliği Ridley Scott tarafından yapılan filmde şarkıcı ve dünyaca ünlü LGBTİ+ ikonu Lady Gaga, Gucci Ailesi’ne gelin giden ve sonra da kocası Maurizio (Adam Driver)’yu öldürmek için bir suikastçı tutmaktan hüküm yemiş Patrizia Reggiani karakterini canlandırıyor.

Film hakkındaki düşünceler ikiye ayrılıyor. İzleyicilerin bir kısmı filmin dağınıklığını severken bir kısmı filmi karanlık ve sıkıcı buluyor. Eleştiriler ne yönde olursa olsun yapım LGBTİ+ bireyleri sinema salonlarına topluyor ve Lady Gaga’ya tekrardan aşık ediyor.

Fear Street (Korku Sokağı)

Netflix’te bir hafta arayla yayınlanan korku filmi üçlemesi kalite açısından eleştirilse de yayınlandıktan sonra sinemaseverlerin beklentilerini aştı. Başarılı genç oyuncuları ve yönetmen Leigh Janiak’ın tutkulu yaklaşımıyla film listemizdeki yerini sonuna kadar hak ediyor. Her bölümünde farklı bir dönemin işlenmesi ve kuir bir çiftin başrolleri paylaşmasıyla Korku Sokağı her sınıftan izleyicinin dikkatini üzerinde topluyor.

Single All The Way

Başrollerini Ugly Betty (Çirkin Betty) filminden tanıdığımız Michael Urie ve ekranların yeni yüzü Philemon Chambers’ın yaptığı kuir Netflix filmi festivallerden ödül kazanamasa da sinemaseverlerin beğenisini kazandığı kesin.

Birçok başarısız ilişki tecrübe eden eşcinsel karakterimiz Peter (Urie) yılbaşını kutlamak için en yakın arkadaşı Nick (Chambers) ile eve dönüyor. Peter, şehirde yaşayan yakışıklı karakterimiz James (Luke Macfarlane) ve karizmatik karakterimiz Nick arasında bir tercih yapmak zorunda. Sizce kimi seçiyor?  

Tick, Tick… Boom!

Bugünlerde Andrew Garfield’ı dar bir kostüm giymesi ve her yere örümcek ağı atmasıyla tanısak da müzikal oyun yazarı Jonathan Larson’un hayatını konu alan bu otobiyografik filmde genç oyuncu Jonathan Larson’u canlandırıyor. New York’taki AIDS salgınına da değinen filmde dostluk ve arkadaşlık temaları ön planda. Müzikleri için tekrar ve tekrar izleyeceğiniz, kalpleri ısıtan yapımı Netflix’te izleyebilirsiniz.

West Side Story (Batı Yakası Hikayesi)

Steven Speilberg filmin kült eski yapımına el atıp yeniden çekene kadar Batı Yakası Hikayesi’nin yeni bir versiyonuna ihtiyacımız olduğunu bilmiyorduk.

Birçok müzikal izleyicisi Batı Yakası Hikayesi’nin konusunu bilir. Romeo ve Juliet’ten alınmadır ve 1950’lerin New York’unda birbirine düşman iki çetenin hikayesini anlatır. Müzkal boyunca beyaz iş insanları ve o dönemde New York’ta yeni yeni görünülürlük kazanan Porto Ricolular arasında yükselen tansiyon işleniyor.

Filmin Spielberg versiyonunda ise olaylar biraz daha günümüze uyarlanmış halde.

Aynı zamanda yeni versiyonda Anybodys karakterinin kendini non-binary olarak tanımlayan Irıs Menas tarafından canlandırılması ve karakterin bu filmde trans olması kuir sinemaseverlerin ilgisini çekiyor.

Benedetta

Haziran 2021’de yapılan Canes Film Festivalinde ilk defa izleyicisiyle buluşan Benedetta ilk yayınlanmasından kısa bir süre sonra global bir tartışma konusu oldu.

Filmde 17. Yüzyılda yaşamış ve bir İtalyan manastırında rahibe olan Benedetta Cardini’nin hayatı ve başka bir rahibe ile arasındaki aşk kaçamağı işleniyor.

Teoride kulağa saçma gelse de Benedetta izleyicilerin ve sinema eleştirmenlerinin beğenisini kazanmayı başarıyor. İnancın ve tutkunun tekrar keşfedildiği yapım aslında gerçek bir olaydan esinlenerek üretilmiş.

Eternals

Yönetmenliğini Oscar ödüllü Chloe Zhao’un yaptığı bir filmden beklenti de haliyle büyük oluyor ama ne yazık ki uzun bekleyişin ardından Kasım ayında çıkan Marvel filmi “Eternals” hem izleyiciyi hem de Zhao’yu hayal kırıklığına uğrattı.

Yine de biz “Eternals”a kötü bir film demek istemiyoruz çünkü ekranlardaki kuir görünürlüğü konusunda büyük bir adım atarak Marvel’ın ilk eşcinsel süper kahramanı Phastosu’u (Brian Tyree Henry) izleyiciyle buluşturdu.

The Power Of The Dog (Köpeğin Pençesi)

Yönetmen koltuğunda Jane Campion’un oturduğu kuir kovboy filmi yetenekli oyuncu kadrosuyla birçok ödüle aday gösterildi.

Vahşi Batı’da bir cinsel kimlik keşfinin işlendiği filmde birlikte çiftlik işleten Phil (Benedict Cumberbatch) ve George (Jesse Plemons) kardeşlerden George’un Rose (Kirsten Dunst) ile evlenmesiyle Rose, oğlu Peter (Kodi Smit-McPhee) ile birlikte çiftliğe taşınır ve Phil Peter’ın cinsel kimliğe yaklaşımıyla durmadan ve kabaca dalga geçer.

Filmi asıl etkileyici yapan da Phil ve Peter ikilisi arasındaki ilişkidir. Bir sigaranın bir ilişkiyi ne kadar ateşli yapabileceğini merak ediyorsanız filmi Netflix’te izleyebilirsiniz.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

0 Paylaşımlar
Paylaş
Tweetle
Paylaş
Pin