Belgesel Editörün Seçtikleri

Her Sporseverin İzlemesi Gereken 9 LGBT Belgeseli

GMag
Yazar: GMag

Spor – izlemesi keyifli olsa da, topluluğu bir o kadar zehirli olabiliyor.

Branş farketmeksizin spor dünyası, tarih boyunca sadece gay olduğu için dışlanan veya dışlanma korkusu ile yıllarca açılamayan saygıdeğer isimle dolu.

Sizin için hem bu durumu anlatan hem de sporun geleceğine umutla bakmanızı sağlayacak filmlerden oluşan, spor temalı bir kuir filmler listesi hazırladık.

“Training Rules” (2009)

Pennsylvania devlet üniversitesinin kadın basketbol takımını anlatan filmde, bir koçun ne kadar zehirli ve homofobik olabileceği gözler önüne seriliyor. Belgesel lezbiyen olduğu için takımdan atılan Jennifer Harris’in etrafında dönüyor. Harris’in yanısıra, takımın eski oyuncuları da belgeselde yer alıyor.

“Back on Board: Greg Louganis” (2014)

HBO yapımı bir belgesel olan Back on Board, dalışın efsane isimlerinden Greg Louganis’i ve HIV ile olan mücadelesini anlatıyor. Louganis, sadece HIV ile değil kendisine olan önyargılar ile de boğuşuyor. 1988 Seul Olimpiyatları öncesinde yaşadığı ufak bir sakatlık, cahil bir medya oluşumunca HIV’ye bağlanınca, Louganis bir anda sponsorluklarını kaybetme ve spor hayatının bitmesi gibi tehlikelerle karşı karşıya kalıyor.

“F(l)ag Football” (2017)

“F(l)ag Football” üç arkadaşın gay flag futbol şampiyonasına hazırlanma sürecini ele alıyor. Filmde NFL’de profesyonel olarak oynamış ve gay olduğunu açıklayan Wade Davis de yer alıyor.

“OUT in the Line-Up” (2014)

Avustralya, Hawaii, California, Meksika ve Galapagos Adaları’ndan çeşitli sörfçülerin röportajlarından oluşan belgesel, sörf sporunun yanısıra başka dinamiklerin sporcuları nasıl baskı altına aldığını anlatıyor. Film, sponsorların kimin kimle görüşeceğine, ne söyleyeceğine kadar karışan çirkin yüzünü de anlatıyor.

“Queens and Cowboys: A Straight Year on the Gay Rodeo” (2014)

Uluslararası Gay Rodeo Birliği’nin (IGRA) bir sezonunu anlatan filmde IGRA yarışmalarına katılanların ve IGRA’nın kendisinin ne gibi problemlerle karşılaştığı ele alınıyor. Futbol, basketbol veya voleybol gibi alışılagelmiş sporların dışında meraklara sahip olan kuir sporseverlerin kaçırmaması gereken yapım, rodeonun renkli fakat bir o kadar da zor dünyasını sunuyor.

“Game Face” (2015)

Game Face, MMA ile uğraşan Fallon Fox ve üniversite seviyesinde bir basketbol oyuncusu olan Terrence Clemens’i anlatıyor. İki sporcu, trans olmaları sebebiyle önemli bir ortak noktaya sahip ve bir insanın kuirfobiye ne kadar dayanabileceğinin en iyi örnekleri. Michiel Thomas imzalı film, sadece kuir değil tüm sporseverlerin görmesi gereken gerçekleri ortaya koyuyor.

“Alone in the Game” (2018)

Spor ve LGBT ilişkisine daha geniş bir çerçeveden bakan belgeselde, Robbie Rogers, Gus Kenworthy, Megan Rapinoe, Chris Mosier ve daha birçok LGBT sporcu yer alıyor. Kimi film eleştirmenleri tarafından “ajitasyon” olarak değerlendirilmiş olsa da Alone in the Game, LGBT sporcuların dünyasına dair bir bakış atmamızı sağlıyor.

“The Ice King” (2018)

İngiliz Olimpik buz patencisi John Curry, 1976 Avusturya Kış Olimpiyatları’nda kazandığı altın madalya ile spor tarihini değiştirdi. Fakat sporcunun cinsel yönelimi, medya sağolsun, bu başarıyı gölgeledi. The Ice King, Curry’nin başarısını, hayatını, karşılaştığı zorlukları ve 44 yaşında hayatını kaybetmesine sebep olan HIV ile boğuşmasını anlatıyor.

“Man Made” (2018)

Trans yönetmen T. Cooper imzalı film, trans vücut geliştirmecilerinin hayatlarını anlatıyor. Erkeklik, cinsel yönelim, cinsel kimlik gibi çeşitli konseptlere değinen film, vücut geliştirme gibi göz önünde olan bir spora daha önce kimsenin yaklaşmadığı bir şekilde yaklaşıyor.

Yorum Yaz

27 Paylaşımlar
+1
Paylaş27
Tweetle
Paylaş
Pin