Konuşmaya Değer 8 Başarılı LGBTİ+ Filmi

 Konuşmaya Değer 8 Başarılı LGBTİ+ Filmi
Digiqole ad

Online platformlarda izlenebilecek kuir filmlerin sayısı her geçen gün artıyor. Bu filmlerin bazıları özel bir seyir deneyimi sunmanın yanı sıra kuir olmanın politika, toplum ve sinemanın kendisiyle olan ilişkisine dair da hayli düşündürücü. Eşcinsel siyahi bir şairin beyaz eşcinsel bir dünyada siyahi bir eşcinsel olmanın incelikleriyle ilgili anlatısından, büyüme klişelerini taze bir biçimde yeniden icat eden bir açılma hikayesine, aşağıdaki filmler daha popüler LGBTİ+ filmlerinin tercihlerine alternatifler üretiyor.

Knife+ Heart

Filmlerin gücüne şehvetli ve pespaye bir övgü niteliği taşıyan film, kendilerine dair hislerini ve sanat arzularını toplumun sınırları dışında kurgulayan bir grup kuirde gerçek insanlığı buluyor.

To Die Like A Man

Portekiz yönetmen Joao Pedro Rodrigues bu filmde müzikal-vari bir biçimde oyuncularının söylediği Portekizce pop şarkılarını hem merkezindeki trans drag queen’in duygularını açık eden bir araç, hem de onun hayatını anlatan bir ifade biçimi olarak kullanıyor. Ünlü yönetmen Rainer Werner Fassbinder’ın In A Year of 13 Moons’ını anlatan yumuşak ve sabırlı film, Tonia’ın deneyimleri ve inancıyla barışmasını anlatıyor.

Lingua Franca

Platters’tan ‘Smoke Gets in Your Eyes’in de yer aldığı filmde Sandovel hem insanlığın en doğal halini gösterirken aynı zamanda tür kalıplarının karmaşıklığına değiniyor.

Tongues United

Filmlerde, edebiyatta ve sanatta eşcinsellik kalıpları beyazlık tarafından belirleniyor. Kuir kimliğini beyaz üstünlüğü olmadan kurgulamak hayli güç. Ancak Tongues United’da Marlon Rigges, eşcinsellik ve siyahlığın ezilmekten gelen ilişkisini siyahi eşcinsel kimliğinin üstüne basa basa işliyor.

Saving Face

Alice Wu 2004’te Çinli-Amerikalı lezbiyen kimliğini işleyen ilk filmiyle sinemaya giriş yapmıştı. Arkadaşlarına açılmış olsa da ailesinden cinsel kimliğini saklayan bir cerrahı merkezine alan film utanç, saygınlık, ilgi ve aile gibi temaları başarıyla işliyor.

Beau Travail

Fransız sinemacı Claire Denis’in maskülen kendini yok etme ve sömürgeci yıkımı ele alan filmi, Afirka’da görev alan iki askeri pençesine düşüren homoerotik arzuları takip ediyor.

BPM

Çok az film topluluk olma hissini ve birlikte hareket etmenin gücünü BPM (Beats Per Minute) kadar başarıyla yansıtabilir.  Seks, protesto ve eğlenceyi bir araya getiren film, kuirliği politik bir söylem olarak ele almayı öneriyor.

The Queen

1968 yapımı bu belgeselde drag yarışmaları sadece birer yarışma değiller, aynı zamanda cinsiyet temsilleri ve normlar, seks ve ırkla ilgili diyaloglar için de bir arena. Film, bugün hala LGBTİ+ ve ırk politikalarını domine eden bazı tartışmalara da değiniyor.

Öneriler

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

75 Paylaşımlar
Paylaş75
Tweetle
Paylaş
Pin