Köşe Yazıları

MAC Türkiye’de Eşcinsel Çalışana HIV Ayrımcılığı Skandalı!

Emir Akgün

Bazı markaları o kadar seversiniz ki, globalde yaptığı kampanyaları, sosyal sorumluluk projelerini, LGBTİ topluluğuna verdikleri destekleri göz ardı etmeniz mümkün olmaz. İşte o markalardan biri ‘idi’ MAC.

Zamanında Arda Bektaş ile ilgili kendisiyle konuşmam üzerine bir yazı yazmıştım hatırlarsınız. (okumamış olanlar varsa tıklayabilirler) Şimdi o zamandan bu yana yine, yeniden, ve çok çok üzüldüğümüz bir olay ile karşı karşıyayız ve tahmin edin bakalım muhatabı kim?

MAC kozmetik.

Gmag Instagram hesabımıza yaklaşık 3 gün önce bir mesaj geliyor. (Vereceğim isimler takma olacak) Mehmet yazmış:

“Merhaba Gmag, önemli bir konu hakkında sizinle görüşebilir miyim? Bir iletişim numarası verebilir misiniz?”

Konunun ne olduğunu öğrenmek istediğimizi belirttiğimizde ise aldığımız cevap şu oluyor:

“HIV ve MAC ile alakalı.”

Derhal numaramı iletiyorum ve konuşmaya başlıyoruz. Mehmet’in arkadaşı Emre (takma isimdir) yaklaşık 2 ay önce MAC’den ayrılıyor. Ama niye ayrılıyor? 8 ay canla başla çalıştığı markadan İzmir Agora AVM şubesinde müdür görevini yürüten bir kadının kendisi için kullandığı homofobik sözler ve HIV pozitif olmasıyla alakalı duyduğu sözlerden… Daha fazla dayanamayarak işten ayrılıyor.

Bu kadın kendisine önce neden bu kadar sağlık raporu aldığını soruyor, o kadar ısrar ediyor ve imalı konuşmalar ile Emre’yi kenara sıkıştırıyor ki Emre hiç yapmak zorunda olmadığı bir şeyi  -zoraki durumda bırakılarak – HIV pozitif olduğunu kendisine söylüyor. Ffakat ekliyor: “Lütfen kimseye söylemeyin”. MAC’te müdür olarak görev alan bu kadın ise kendisine dönerek aynen şöyle diyor:

“Sen hasta olduğunu en başından beri madem biliyorsun, bizi nasıl tehlikeye atabilirsin, nasıl söylemezsin?”

Destek alacağını beklerken küçük düşürülen Emre cevap veriyor; (Sanki söylemek zorundaymış gibi, sanki bu en doğal hakkı değilmiş gibi) “Ben de daha yeni öğrendim…”

Peki bundan sonra neler oluyor?

Bitti sandınız değil mi? KEŞKE BİTSE! Bu müdüremiz böylesine özel, böylesine önemli kişisel bir bilgiyi diğer tüm çalışanlara ANLATIYOR! Ve inanın aynen Emre’ye söylediği tarzda: “Bizi nasıl tehlikeye atar ya!”

Emre şok. Çünkü Emre’nin şubesinde çalıştığı arkadaşları kendisini arayıp hasta olduğunu bildiklerini söylüyorlar. Herkes duymuş! Devamı ise kabus! Bu süreçte Emre kendini işine adıyor, kafasını dağıtmak ve tüm bu üst üste gelen zorlu süreçten bir nebze olsun uzaklaşmak istiyor…

A-MA! Devreye yeniden müdüremiz giriyor ve Emre’ye bir gün mağaza içinde şöyle diyor;

“Bu şubede kıvırtarak yürüme! Mağaza içerisinde de fazla makyaj yapmayacaksınız, insanlar rahatsız oluyor.”

Yani anlayacağınız Emre daha kendisine HIV pozitif olduğunu herkese söylemesi ile ilgili hesap sormamışken, bir de üzerine homofobik söylemler ile baskı altına alınıyor. Emre tüm bu yaşanılan mobbing’e, ayrımcılığa ve homofobik söylemlere dayanamıyor, işten ayrılıyor.

He.. o kadın mı? Ah dostlar, o kadın hala müdürlük pozisyonuna devam ediyor. 

Notlarım:

MAC ile bu ilk karşı karşıya gelmemiz değil. Arda Bektaş konusunda da yazımı silmem için benden sürekli ricada bulunmuşlardı ve konunun asla doğru olmadığını, asla homofobik olmadıklarını söylemişlerdi. E şimdi soruyorum; YİNE Mİ YA MAC?!

Globalde LGBTİ’ye böylesine destek veren, HIV / AIDS alanında çalışmalar yapan ve hatta dernekleri bile bulunan böylesine bir markanın, Türkiye ayağında çok CİDDİ problemler var. Tüm bu olanları aklım mantığım inan bana almıyor, anlatılanlar karşısında nutkum tutuluyor, nefesim kesiliyor. Bu konuya çok çok çok çok önem verdiklerini dile getiren Türk marka yöneticileri, böylesine ayrımcı bir tutumun, böylesine homofobik çalışanlarının önüne nasıl geçemiyor?

Ve bu sürekli NEDEN MAC’te oluyor!?

Bıktım artık, bıktık artık LGBTİ’ye oynanan ve sadece ‘ticari’ amaçla yapılan ‘samimiyetsiz’ reklam kampanyalarından, bıktık artık globalde LGBTİ’ye verilen desteğin bizim coğrafyamızda yerle bir olmasından, bıktık artık kendimizi en korunaklı hissettiğimiz yerlerde bile homofobik söylemlerden, mobbinglerden, ayrımcılıktan.

BIKTIK YA YETER!

Emre’nin herkese selamı var:

“Ayaktayım, buradayım ve dava açmak istiyorum.”

ÖNEMLİ: Emre’nin maddi durumu yetersiz olduğundan kendisini savunacak bir avukat arıyor. Ben inanıyorum mesaj kutumuz yardım etmek isteyen yüzlerce, binlerce avukat arkadaşımızın mesajları ile dolup taşacak. Çünkü biz böyle büyük ve birbirine kenetli bir aileyiz. Şimdiden milyonlarca kez teşekkürler.

Yorum Yaz