Gus Kenworthy’den Olay Yaratan Sözler: Biz LGBT’ler Sürekli Utanç Duyuyoruz

 Gus Kenworthy’den Olay Yaratan Sözler: Biz LGBT’ler Sürekli Utanç Duyuyoruz
Digiqole ad

Gus Kenworthy ve Laith Ashley, LGBT topluluğunun neden “doğduğun cinsiyetin hayatının geri kalanı boyunca üzerine yapıştığı bu dünyada” diğer insanlarla yakınlık kurmaya çalışırken zorluk çektiğini düşündüklerini anlattı.

American Horror Story yıldızı Kenworthy ve trans aktivist ve model Ashley, Attitude’un Ekim sayısına kapak oldular. Bu ay ki sayıda, özellikle LGBT topluluğunun duygusal anlamda kendilerini ifade etmede yaşadığı zorlukları ele aldılar.

Laith, “Dış görünüşüm hakkındaki düşüncelerim ve özgüvensizliklerim, diğer insanlara karşı yakınlaşmama engel oluyor. Bunun sebebi kendimi rahat hissetmemem, bu yüzden kendim üzerimde çalışmam gerekiyor. Fakat hislerim hakkında kolayca konuşabiliyorum” dedi.

Bunun üzerine Gus, “Bu aslında Velvet Rage. Her ne kadar gay olduğumuzu kabul etmiş olsak da içten içe utanç hissediyoruz” şeklinde bir ekleme yaptı. (Velvet Rage, 2005 yılında çıkan ve heteroseksüel erkeklerin hakim olduğu bir dünyada gay bir erkek olarak büyümenin zorluklarının üstesinden gelmeyi konu alan bir kitap).

“Aslında çoğumuz kendi içimizde bu utancı bir çözüme kavuşturamıyoruz. Bu durum da özgüvensizliklerimizin açığa çıkmasına, hatta bazen insanlarla flörtleşmemize bile engel olabiliyor. Kısacası dünyada çok iyi bir konumda olabilirsiniz, uğruna mücadele ettiğiniz her şeyi başarmış olabilirsiniz, cinsel kimliğinizi özgürce yaşayabiliyor ve hatta bundan gurur duyuyor olabilirsiniz. Ama benliğinizin bir köşesinde o utanç duygusu hep kalıyor. Kendinizden nefret etmeye ‘katlandığınız’ bütün o geçmiş yıllarınız bir örümcek ağı gibi size tutunmaya devam ediyor. Bu durum da hayatınızı zorlaştırmaya yetiyor” diye devam etti.

American Horror Story: 1984 yıldızı, yakın zamanda uzun süredir birlikte olduğu sevgilisi Matt Wilkas ile yollarını ayırmıştı. Oyuncu, ilişkilerinin bitmesinde “kendi benliğini tam anlamıyla sevememesinin” büyük bir etkisi olduğuna değindi.

“Birlikte geçirdiğimiz birkaç yıldan sonra, karşımdaki herhangi birine karşı gerçek anlamda bir sevgi besleyip besleyemeyeceğimden emin olmadığımı fark ettim. Hatta karşımdaki kişinin değerini bilip, bundan minnet duymaya kendimi hazır hissetmiyordum. Bunun sebebi ise kendimi tam anlamıyla sevmiyor ve değer vermiyor olmamdı. Bu konu üzerinde çalışıyorum, ama kolay değil, uzun bir süreç” diye ekledi.

Laith, LGBT topluluğunun “sevme ve değer verme” konusunda zorluklar yaşamasının en önemli sebeplerinden birinin, bu bireylerin cinsel kimliklerinden ötürü ailelerinden dışlanmalarının kendilerinde yarattığı travmalar olduğuna inanıyor.““Bu durum maalesef hep bu şekilde olacak. LGBT topluluğundaki herkeste bu travma var. Hepimiz aşık olmayı, mutlu olmayı ve başarılı olmayı istiyoruz. Ama çoğu zaman kendi ailelerimiz tarafından bile dışlanıyoruz. Bizi koşulsuz sevmesi gereken ebeveynlerimiz, kardeşlerimiz ve yakınlarımız tarafından kabul edilmeme duygusunu yaşıyoruz. Kısacası aile ortamı bu travmayı ilk yaşadığımız an oluyor. Sonrasında ailemizden göremediğimiz bu sevgiyi ve onaylanmayı dışarıda arıyoruz, bulamayınca da ne yazık ki daha büyük problemlere dönüşüyor” şeklinde kendini ifade etti.

Öneriler

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

24 Paylaşımlar
Paylaş24
Tweetle
Paylaş
Pin