Yeni Çığır Açan Bir Araştırma, ‘Trans Çocukların Trans Olmasına İzin Verin’ Diyor

 Yeni Çığır Açan Bir Araştırma, ‘Trans Çocukların Trans Olmasına İzin Verin’ Diyor
Digiqole ad

Ulusal Bilimler Akademisi Bildirilerinde yayınlanan yeni bir araştırma, trans ve cinsiyet değiştirmeyen gençlerin gelişiminde şaşırtıcı benzerlikler olduğunu ortaya koydu.

Araştırma, alanının en büyüklerinden oldu ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki 300’den fazla transseksüel ve cinsiyet değiştirmemiş çocuğa ek olarak yüzlerce kardeşi inceledi. Araştırma, psikoloji profesörü Kristina Olson tarafından yönetilen Washington Üniversitesi’nin TransYouth projesinin bir parçası olarak gerçekleştirildi.

Araştırmacılar,

“Cinsiyet kimliği ve cinsiyete dayalı tercihler, hem transseksüel hem de cinsiyet değiştirmiş çocuklarda, hatta yakın zamanda geçiş yapanlarda da aynı şekilde ortaya çıkıyor.” Diye yazdı.

Araştırmaya katılan çocukların yaşları 3 ile 12 arasında değişiyordu ve çoğu her ne kadar cerrahi işlemler geçirmemiş olsa da sosyal geçişler yaşamıştı. Çocuklara, yaşamları boyunca tipik olarak, giyim, oyuncak, arkadaş ve kendi cinsiyet kimlikleri ile ilgili sorular soruldu. Araştırmacılar, trans çocukların ifade ettiği ve gerçekleştirdiği davranışların, cinsiyet değiştirmemiş çocuklardan farklı olmadığını tespit etti.

Araştırmanın başyazarı Selin Gülgöz,

“Trans çocuklar, kendi cinsiyetlerinden farklı, güçlü kimlikler ve tercihler sergiliyor. Aynı zamanda trans ve cinsiyet değiştirmemiş çocuklar arasında, kendi cinsiyetlerini ve kimliklerini dışarı vurma bakımından neredeyse hiçbir fark görülmüyor.”

Araştırmacılar, trans ya da cinsiyet değiştirmemiş çoğu kızın, klişeleşmiş kadın kıyafetlerine, oyuncaklara ve oyun arkadaşlarına yöneldiğini açıkça tespit etti.

Bununla birlikte, araştırmayla ilgili olarak göz önünde bulundurulması gereken birkaç önemli nokta bulunuyor. “Sosyal geçiş” terimi farklı insanlara farklı şeyler ifade ettiğinden, katılımcıların yaşanmış deneyimleri arasında belirli farklılıklar olabilir.

Dahası, araştırma, erkek ve kadına ek olarak, hem trans hem de cinsiyet değiştirmemiş olmak üzere cinsiyet ikiliklerine özel önem veriyor ve kendini ikili sistemin dışında tanımlayan gençlerin deneyimleri üzerine yorum yapmıyor.

Araştırmada çalışmayan Manchester Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde cinsiyet kimliği konusunda uzman olan Simona Giordano, bunun cinsiyet kategorilerinin gerçekte sahip olmadığı kesin sınırları olduğu algısını güçlendirebileceğini belirtti. Newsweek ile yaptığı bir röportajda Giordano, cinsiyet farklılaşmasını düzenleyen en az 14 kromozom ve cinsiyet gelişimine katılan en az 30 gen olduğunu belirtti.

Yine de Giordano, araştırmanın ailelerin çocuğun ifade ettiği cinsiyete cevap verme durumunu desteklediğini söyledi. Bunu yapmak, çocukları “transseksüelliğe” teşvik etmeyecek.

Öneriler

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

40 Paylaşımlar
Paylaş40
Tweetle
Paylaş
Pin